Sol Kule Reklam
Sağ Kule Reklam

ŞANLIURFA HABER POSTASI

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
Bu makale 652 kez okundu.
Yazının Tarihi :   26 Nisan 2017 - 15:14:07

KİMDİR URFALI?

Büyüt
Küçült
KİMDİR

Şerif BENDAŞ

Geçenlerde bir dost sohbetinde denk geldiğim bir konu üzerinde bir şeyler yazmam gerektiğini düşünüyorum ya da düşünmeliyiz .

Gelen soru şöyleydi : “ Nerelisin sen Şerif “ .

“ Urfalıyım “ dedim soran arkadaşa.

“ Yerlisisin yani “ dedi .

“ Yok yerli değilim , yerli ne oluyor ki “ dedim .

“ Şehirli “ diye cevapladı .

“Hilvanda doğdum ve şimdi de Urfadayım . Urfalıyım yani “ diye konuyu kapattım .

Soruyu soran arkadaş pek hoşnut olmamıştı bu tavrımdan olacak ki başka tarafa odaklandı.

Sahi kim bu yerliler , kim bu köylüler , şehirliler . Asriler , Kürtler , Araplar … Kim Urfaya daha bağlı ya da daha sahiplenebilmiş memleketi.

Ülkede bu tarz kamplaşma ne yazık ki yerel bazda şehrimizde de var.

Çok duymuşuzdur eskiden buralar böyleydi şöyleydi şu köylüler geldi ne hallere geldi memleket sözleri hepimizin duyduğu cümlelerdir.

Kendini bu yeni gelen topluluklardan nedense farklı görür ben buyum oyum aslen şuyuz buyuz diye diğerlerini ötekileştiren bir katmana sahip ne yazık ki bu memleket .

Tabi ki bu katman eskisi gibi kalın çizgilerle ayrık değil toplumdan. Çünkü birlikte yaşama zorunluluğu insanları daha da yakınlaştırmış , evlilikler yaşanmış akraba bağları oluşturmuştur .

Burada kente sonradan gelen toplulukların adaptasyon sorunu da ayrı bir sorun zaten.

Köy yaşamı ile şehir yaşamını biri birine karıştıran ya da köyde yaşadığı gibi yaşamak isteyen zümreyide tenkit etme konusunda unutmamak gerekiyor.

Köyde uçsuz bucaksız tarlalardan dar kalıplara girmek ve kent yaşamına ayak uydurmak ya da uyduramamak veya uydurmamakta ısrar etmek .

Sonuç olarak bu şehirde biri birimizi ötekileştirmeden ; ben oyum buyum , aslen buradan gelmeyiz atalarımız ağaydı beğdi gibi düşüncelerimizi kendi iç dünyamızdanda atıp bu kentin ilerlemesi için çaba göstermeliyiz.

Güzel ve çok anlamlı bir örnekle konumuzu taçlandıralım . Hz. Muhammedin birebir yaşamış olduğu Mekkenin fetih gününde geçiyor yaşananlar.

Mekkenin fetih günüydü . Bir adam Resulullahın yanına yaklaştı . Korkudan,heyecandan titriyordu . Resulullahta gördü adamın bu halini ve dönüp seslendi .

“Titremene lüzum yok , ben kral değilim “ ve ardından dedi ki ;

“Kureyşli kuru et yiyen bir kadının oğluyum ben .”

Tevazu duygularımızın had safhada olduğu güzel yarınlara..

Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR




Son Yorumlar
Mustafa Çelenk
O yemekte Fakıbabaya sizi dinlemek istemiyorum diyen İkbal e Gakıbaba madem dinlemeyecektiniz neden
Deftere Yaz
Ziyaretçi Defteri
Düşünce ve Önerilerinizi bizimle paylaşın.
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"ŞANLIURFA HABER POSTASI | http://www.sanliurfapostasi.com/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2018 - 2019